Bilgisayar oyunlarının varlık üzerindeki etkileri

SORU: Second Life (İkinci Yaşam) denen ve bir sanal gerçeklik dünyası olan bir web sitesi var. Bu sitede kişi, Avatar denen ve yaratıcısının istediği her türlü özelliklere sahip olabilen elektronik bir kişilik yaratıyor. Bu dünyada yaratıcı Avatar’ı kontrol ediyor ve ona, satmak, almak, yaratmak, olmak gibi insanın hayal edebileceği herşeyi yaptırıyor. Bu tür bir oyunun, onu oynayan kişi için nasıl hem yapıcı hem de yıkıcı olabileceğini görebiliyorum. Eğer bu oyundaki bir yaratıcı bu sanal dünyaya ve yarattığı Avatar’ına kendini epey kaptıracak olursa, kendinin gerçek bir veçhesini de mi yaratmış oluyor? Ve bu veçhe gerçek dünyaya adım atıp Avatar’ın yaratılma amacı doğrultusunda deneyimler mi ediniyor? Eğer böyleyse o oyunu oynayan kişi/yaratıcı – bu onları nasıl etkiliyor?

KUTHUMİ LAL SİNGH: Sizin burada bu oyunlarla yaptığınız, aslında yaratının çok daha yüksek düzeylerinde gerçekleştirdiklerinizi taklit etmektir. Sen kendini, çok yüksek bir düzeyde, yaşam süreçleri denen kendinin tüm bu veçhelerini yaratan bu oyunun oyuncusu olarak hayal edebilirsin. Bazısının iyi, bazısının kötü olduğu farklı özellikler ve kimlikler yaratabilirsin ve hepsi de kendin hakkında daha fazlasını keşfetmek amacını güder. Böylece bu elektronik oyunlarda aynı eylemi taklit edersin. Bu kendi değerine sahiptir ve başkalarına… insanların bir anlamda gerçekten veçheler yarattıklarını ve bu veçhelerin kendi yaşamları olduğunu anlamalarına yardımcı olur. Ister Second World (İkinci Yaşam)ın sınırları içinde oynasınlar, ister gerçekten boyutlara yayılsınlar, onlar gerçektir ve mevcutturlar.

Bu Avatar’lara öylesine muazzam miktarlarda bilinç ve enerji akıtılıyor ki, çok becerikli ya da usta olan biri bu Avatar’ın gerçekten canlanmasını sağlayabilir, ruhu olan bir varlık olarak değil de, biyolojik bir varlık olarak. Buna çok yaklaşan bazı kişiler var, ve Avatar’larının gerisinde böyle bir dinamik yaratmış olanlar, Avatar’ların başka insanlar tarafından insan gözleriyle görülmesini sağlıyorlar. Gerçi onlar bir tür hayalet görünümündeler ya da gerçek bir fiziksel biçim içinde değiller ama, kısacık bir an için fiziksel bir görünüme sahip olabilirler.

Buradaki güzellik şu ki, eninde sonunda insanlar ne inanılmaz yaratıcılar olduklarını anlayacaklar. Kendilerinin dinamik veçhelerini ya da Avatar’larını nasıl yaratabileceklerini anlayacaklar. Ama bunun, kendini bölmenin, türlü veçhelerde aslında kaybolmanın bir yolu olduğunu da anlayacaklar, ve er ya da geç tüm Avatar’larını yuvaya geri çağırmak isteyecekler.